26 Haziran 2010 Cumartesi

Bir hafta sonra

Biraz sonra bugün de yazamadan çıktım dicektim kendi kendime. Sonra daha ne kadar erteleyebilirim ki dedim açtım bloğu. Nerden ve nasıl başlayacağımı bilmiyorum ama çok sıkıldım. Bence bir hafta önce tam da bugüne dönme vakti..
Okula başladığım günden beri her yıl mezun verdik evet ama bu sene farklıydı. Sıranın bana geçicek olmasından dolayı içimde bastıramadığım yaklaşık 10 yıllık bir heyecan var. Şimdiden şunu giyerim bunu alırım planmasına başladım bile. Neyse bu başka bir yazının konusu. Ama en çok da onun gidicek olmasından dolayı farklı.
Rüzgarlar kepleri fırlattı geçen haftalarda. Önümüzdeki çarşamba da yemekleri var. Yanında olmayı çok isterdim ama Çöpten Kızla beraber olmaması da yetiyor.
Cuma günü ilk defa böylesine bir hızla karneleri aldık ve eve döndük. Oldu bittiye getirdiler ve ilk defa da hava böylesine güzeldi. Sıcak yok. Her yer bulutlarla kaplı hafif bir de rüzgar.. Benim ruh halimi yansıtmak için anlaşmış gibiydiler. İlkleri yaşamaya devam ettik o birkaç saat içinde. 3 senedir okulun son günü hiç resim çekilmemiştik. Bu sene o tabuyu da yıktık. Ama keşke yıkmasaydık dedim çünkü yanında bir de pişmanlık getirdi o fotoğraflar bana. Neden Rüzgar'la da çekilmedim ? Neden ? Halbuki öyle de güzel bir ortam oluşmuştu ki. Yanında abim de vardı. Pek ala gerçekleştirebilirdim bu isteği ama yapamadım.. Sonra Elma Yarım beni şu sözleriyle rahatlattı : " Bu kadar takma kafana. Eğer Rüzgarla bir geleceğin olacaksa bir sürü de fotoğrafınız olcak. Ama eğer olmayacaksa onun fotoğraflarını da saklamana gerek kalmayacak." Evet doğru aslında. Yıllarca onu böylesine sevicek değilim dimi ? Bir yerlere resimleri saklayıp kimse yokken çıkartıp bakmayacağım dimi ?
Ve vedalaşma..
Önce abimin yanına gittim karne muhabbeti yaptık sonra vedalaştık. Arkasından Rüzgar geldi veda etmeye gerek yok aslında dedi sarıldı. Ama bu sarılma istasyondaki gibi değildi. Sonra gitti ikisi de. Herkes servislere giderken abim çağırdı gel hadi oyna saçlarımla dedi tadını çıkardım o bonusluğun. Ardından bizimkilerle vedalaştım. Elma Yarımla yanyanayken tekrar gitsem mi yanlarına dedim git dedi.. Gittim Rüzgarların servisine doğru. Abim de ordaydı. İkisiyle de vedalaştım tekrar ve bindim servisime. Durgundum. Yapılan esprilere gülmedim. Aslında tahmin ettiğim kadar trajik olmadı. Sebebi de telefonumun bozuk olmasından dolayı hüzünle müziklere kendimi verememem ve Elma Yarım'ın bize geliyor olmasıydı. Gün içinde kendimi toparladım ama bunun bir patlağı olucak biliyorum..

2 yorum:

bitter dedi ki...

kıyamam sana ben...
oğlum ağlatıcan haaa.
merak etme rüzgar yavaştan yavaştan akıllanıyor sanki :)

G. dedi ki...

ağlayalım :(
2 yıllık birikinti bir patlıcak şelale olcam yemin ediyorum ewkjrhrwe
akıllanmadı..
bi sonumuz yok onla bunu kabul etme vakti bu yaz :))