1 Temmuz 2010 Perşembe

Atletik Uykulu Su

Şşhhh kimse duymasın ama spora başladım. Duyun beni heeeeeeeeeeey. Şşşşh. Salı günü Rüzgar iş ben de spor butonuna basıp goooooooooooooo dedik. 1 ay devam edicem sonra tatil lağn. Tatiiiil. Sonra geri dön ramazan, azcık ileri git dersane fln.
Bugün 3. günümdü ölüyorum lağn her gün yeni bi hareket ekliyolar; bu bir ay sürerse ben sabahtan bir girerim salona akşama çıkar mıyım bilemem. Ama şunu farkettim ki vücudum ilk güne göre daha sıcakkanlıydı aletlere. Ah ama minder üstü hareketleri yok mu ofofof berbat. Onlara alışabileceğimden şüpheliyim. Bir de rejim olayı var tabi. Abur cuburu kestim ama itiraf edim bugün bi tane 9kat yedim. Sadece 2 parça bıraktım o da tüm paketi yedim dememek için jerhkewrh. Hiç tüketmediğim kadar su tüketiyorum yarım litre suyu 2 günde içen ben artık 2 saat içinde fondipliyorum. 1 litre içiceğim günler yakında hissediyorum bunu. En çok sevdiğim şey de her yerde ayna olması. Kıçıma bakarken sağ taraftan kalçalarımı da görebiliyorum mesela hoş oluyo tabi.
Su krizine girer gibiyim hoşçakal o yüzden blog.

26 Haziran 2010 Cumartesi

Bir hafta sonra

Biraz sonra bugün de yazamadan çıktım dicektim kendi kendime. Sonra daha ne kadar erteleyebilirim ki dedim açtım bloğu. Nerden ve nasıl başlayacağımı bilmiyorum ama çok sıkıldım. Bence bir hafta önce tam da bugüne dönme vakti..
Okula başladığım günden beri her yıl mezun verdik evet ama bu sene farklıydı. Sıranın bana geçicek olmasından dolayı içimde bastıramadığım yaklaşık 10 yıllık bir heyecan var. Şimdiden şunu giyerim bunu alırım planmasına başladım bile. Neyse bu başka bir yazının konusu. Ama en çok da onun gidicek olmasından dolayı farklı.
Rüzgarlar kepleri fırlattı geçen haftalarda. Önümüzdeki çarşamba da yemekleri var. Yanında olmayı çok isterdim ama Çöpten Kızla beraber olmaması da yetiyor.
Cuma günü ilk defa böylesine bir hızla karneleri aldık ve eve döndük. Oldu bittiye getirdiler ve ilk defa da hava böylesine güzeldi. Sıcak yok. Her yer bulutlarla kaplı hafif bir de rüzgar.. Benim ruh halimi yansıtmak için anlaşmış gibiydiler. İlkleri yaşamaya devam ettik o birkaç saat içinde. 3 senedir okulun son günü hiç resim çekilmemiştik. Bu sene o tabuyu da yıktık. Ama keşke yıkmasaydık dedim çünkü yanında bir de pişmanlık getirdi o fotoğraflar bana. Neden Rüzgar'la da çekilmedim ? Neden ? Halbuki öyle de güzel bir ortam oluşmuştu ki. Yanında abim de vardı. Pek ala gerçekleştirebilirdim bu isteği ama yapamadım.. Sonra Elma Yarım beni şu sözleriyle rahatlattı : " Bu kadar takma kafana. Eğer Rüzgarla bir geleceğin olacaksa bir sürü de fotoğrafınız olcak. Ama eğer olmayacaksa onun fotoğraflarını da saklamana gerek kalmayacak." Evet doğru aslında. Yıllarca onu böylesine sevicek değilim dimi ? Bir yerlere resimleri saklayıp kimse yokken çıkartıp bakmayacağım dimi ?
Ve vedalaşma..
Önce abimin yanına gittim karne muhabbeti yaptık sonra vedalaştık. Arkasından Rüzgar geldi veda etmeye gerek yok aslında dedi sarıldı. Ama bu sarılma istasyondaki gibi değildi. Sonra gitti ikisi de. Herkes servislere giderken abim çağırdı gel hadi oyna saçlarımla dedi tadını çıkardım o bonusluğun. Ardından bizimkilerle vedalaştım. Elma Yarımla yanyanayken tekrar gitsem mi yanlarına dedim git dedi.. Gittim Rüzgarların servisine doğru. Abim de ordaydı. İkisiyle de vedalaştım tekrar ve bindim servisime. Durgundum. Yapılan esprilere gülmedim. Aslında tahmin ettiğim kadar trajik olmadı. Sebebi de telefonumun bozuk olmasından dolayı hüzünle müziklere kendimi verememem ve Elma Yarım'ın bize geliyor olmasıydı. Gün içinde kendimi toparladım ama bunun bir patlağı olucak biliyorum..

3 Haziran 2010 Perşembe

5 gün

Bu hafta hergün birşey oldu sayılır.
Çok ilginç bi hafta geçirdim.
Ki bunun sinyalleri pazartesi sabahı ilk derste başladı.
Anlatıcam hepsini.

07*

Aynen böyle yazmış Rüzgar hem kişiseline hem de facebook'a.
07 ne diye sordum verdiği cevap sadece "hiç."
Höe peki dedim uzatmadım.
Yine birşeyler karıştırıyor ve bana söylemek istemiyor anlaşıldı. Belki de çöpten kızla barışmıştır onla ilgili birşeydir kim bilir.

16 Mayıs 2010 Pazar

Uyku Sersemliği

Geçen gece, sanırım çarşamba gecesiydi, bir rüya gördüm. Bir sürü erkek var konuşuyorlar. Her kafadan ayrı bir ses çıkmak deyimi vardır ya tam yeri işte. Ve ben bu duruma sinirleniyorum. Uykumdan uyanıyorum " Öf aman yeter bi susun allam ya . " diyip tekrar yatıyorum ekjrhwke.
Öyle de ciddiyim ki bu sırada yastığımı düzeltip kafamı içine gömüyorum.

6 Mayıs 2010 Perşembe

Herhangi biri.

Msn'e girdim 11 gibi.
Rüzgar çevrimiçiydi ama yazmadı. Bende tabi. Üstelik okula da gitmedim bgn ve msn'e geç girdim. Telefonumu da evde unutmuşum. Eve gelir gelmez koştum msj var mı diye ama sadece bir msjım vardı o da Eşeğimden.

Bu kadar merak ediliyorum işte.
Msn'den çıkarken iyi geceler desem mi acaba diye düşündüm kendime kendime . Penceresini açtım hatta. Ama kapattım sonra ve çıktım.
Bence dün yaptığı şey yüzünden bugün yazamadı..
Umrumda bile değil. Ve ilk defa msn'e girip onu görmezden geldim küs olduğumuz zamanlar haricinde.
Sanırım yavaş yavaş birşeyler değişiyor :))

Bu arada eğer canı konuşmak istiyorsa msj atabilir. Ama atmıcak bence. Tıpkı dünkü gibi..

5 Mayıs 2010 Çarşamba

Dalga mı geçiyorsun be çocuk !

İyiden iyiye kızar oldum Rüzgara.
Nefrete dönüşen sevgim bu hafta kendine gelebildi.
Ama yaptıklarıyla durumu körüklediğinin farkında bile değil. Üstelik gerçekten ondan nefret edersem bir daha geri dönüşü yok bunun eminim.
Onu sevdiğimi bile bile sevgilisiyle konserde çekildiği resmi atıyor. Bense hiç umursamaz tavırlarla odaklanıyorum resmi atma amacına. Gülüyorum falan ama öylesine. Sonra da susuyorum. Kendi de susuyor. Bence yaptığı hayvanlığın (!) o da farkında.
Yazımı tamamlamadan msn'den yazmasına çok sevindim.
+ Ben çıkıyorum muah..
- İyi geceler muah..
Öptüm ama öylesine.Kendi kendime triplere girmek istemiyorum çnk.
+ Yatmayı düşünmüyorum..
Umrumda bile değil naparsan yap. Büyük ihtimalle msj atmamı bekliceksin ama öyle birşey olmıcak (.)